ARABULUCULUK İŞLEMLERİ(ANLAŞMA BELGELERİ) DAMGA VERGİSİNE TÂBİ MİDİR? Emre AKIN / Vergi Müfettişi*
Adalet Bakanlığı Hukuk İşleri Genel Müdürlüğü’nün başvurusunda, “6325 sayılı Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu Yönetmeliği kapsamında hukuk uyuşmazlıklarının arabuluculuk yoluyla çözümlenmesi uygulanmasına başlanıldığı, 6325 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin üçüncü fıkrasının son cümlesinde, tarafların arabuluculuk anlaşma belgesini icra edilebilirlik şerhi verdirmeden başka bir resmi işlemde kullanmak istemeleri halinde, damga vergisinin maktu olarak alınacağının düzenlendiğinden bahisle bu maktu miktarın, arabuluculuk anlaşma tutanaklarının hukuki niteliği itibariyle sulh sözleşmesi olması nedeniyle 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun "I-Akitlcrle ilgili kağıtlar" bölümünün B/2 fıkrasına göre maktu damga vergisine tabi olması gerektiği görüşüyle birlikte arabuluculuk anlaşma belgelerinden alınacak damga vergisi konusunda uygulama birliğinin sağlanması” açısından görüş talep edilmektedir.
Gelir İdaresi Başkanlığı cevabi yazısında, Buna göre, 6325 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin üçüncü fıkrası hükmüne göre, taraflar arabuluculuk anlaşma belgesini icra edilebilirlik şerhi verdirmeden başka bir resmi işlemde kullanmak istemeleri halinde maktu tutarda damga vergisi alınacağı hükmüne yer verildiği dikkate alındığında, kanunun aradığı şartlarda düzenlemesi durumunda sulh sözleşmesi olarak değerlendirilmesi gerektiği belirtilen arabuluculuk anlaşma tutanaklarının. 6325 sayılı Kanunun 18 inci maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında taraflarca icra edilebilirlik şerhi verdirmeden başka bir resmî işlemde kullanmak istenilmesi durumunda, 488 sayılı Kanuna ekli (1) sayılı tablonun l/B-2 fıkrasına göre(sulhname) maktu damga vergisine tabi tutulmasının mümkün olduğu değerlendirilmektedir.” açıklaması yapılmıştır.
Yine 6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu’nun 18. maddesinde, “(2)Taraflar arabuluculuk faaliyeti sonunda bir anlaşmaya varırlarsa, bu anlaşma belgesinin icra edilebilirliğine ilişkin şerh verilmesini talep edebilirler… Bu şerhi içeren anlaşma, ilam niteliğinde belge sayılır.
(3) … Anlaşma belgesine icra edilebilirlik şerhi verilmesi için mahkemeye yapılacak olan başvuru ile bunun üzerine verilecek kararlara karşı ilgili tarafından istinaf yoluna gidilmesi hâlinde, maktu harç alınır. Taraflar anlaşma belgesini icra edilebilirlik şerhi verdirmeden başka bir resmî işlemde kullanmak isterlerse, damga vergisi de maktu olarak alınır.“ ifadeleri yer almaktadır.
Eğer anlaşma belgeleri(sulhnameler) icra edilebilirlik şerhi verdirmeden ve resmi işlemlerde kullanılıyorsa 6325 sayılı Kanun’un 18/3. maddesi uyarınca, belli parayı ihtiva etseler dahi maktu olarak damga vergisine tabi tutulacaktır.
6325 sayılı Arabuluculuk Kanunu’nda yapılan düzenleme ile resmi işlemlerde kullanılması halinde maktu damga vergisi alınması gerektiği hükmü karışıklığa ve tedvin zaafiyetine sebebiyet vermektedir.
- İnceleme biriminin resmi makam olarak kabul edilmesiyle birlikte, vergi aranmaksızın vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi aranması durumu
İnceleme biriminin resmi merci olarak kabul edilmesi halinde ise, vergiyi doğuran olayın imza edildiği safhada nispi olarak doğduğu; ancak resmi mercide kullanıldığı anda maktu vergiye dönüştüğünden bahisle, vergi ziyaı ve gecikme faizinin tahsili söz konusu olacaktır. Şöyle ki, yukarıda açıklandığı üzere, anlaşma belgesi imza edildiği anda, belli parayı ihtiva ediyorsa(ki neredeyse tamamı bedel üzerine anlaşma içermektedir.) nispi olarak damga vergisine tabi olacaktır. İmza anında damga vergisi mükellefiyeti başlamıştır. Ne zaman ki, vergi incelemesi nedeniyle inceleme makamına anlaşma belgesi ibraz edilirse, icra edilebilirlik şerhi verdirilmemek şartıyla, maktu vergiye tabi olması gerektiğinden(6325 sayılı Kanun md. 18/3) inceleme elemanları tarafından nisbi vergi aranmayacaktır. Ancak imza ile incelemeye ibraz arasında geçen sürede, nispi olarak alınması gereken verginin ziyaa uğratıldığından bahisle vergi ziyaı cezası ve gecikme faizi aranacaktır.
- İşlemin başında nispi damga vergisinin ödenmesi; ancak sonradan maktu vergiye dönüşmesi durumu
Diğer bir alternatif durum da, tarafların söz konusu anlaşma belgesini icra edilebilirlik şerhi verdirmeksizin herhangi bir resmi makamda kullanılmayacağı düşüncesi ile tarafların anlaşma metni koşullarını yerine getireceği düşüncesiyle hareket etmeleridir. Böyle bir durumda, taraflar resmi makamda kullanma ihtimali görmeksizin anlaşma belgesini imzalamalarında ve resmi makamlarda kullanılmaması halinde, damga vergisini nispi olarak ödemek durumundadırlar. Ancak böyle bir beklenti taraflarca olmasa da, nispi damga vergisi beyan edilerek ödendikten sonra, vergi incelemesine tabi tutulması halinde ve söz konusu anlaşma belgesinin inceleme birimine ibraz edilmesi halinde, damga vergisinin maktu olarak alınması hükmü fehvasınca, ödenen nispi vergi ile maktu vergi arasındaki farkın mükellefe iade edilmesi gerekecektir. Çünkü resmi makamda kullanılma ile birlikte, damga vergisi maktu vergiye dönüşmektedir.
Bu durumlar değerlendirildiğinde, mükellefin nispi damga vergisi ödemesi halinde, verginin iadesi, ödememesi halinde ise vergi ziyaı ve gecikme faizi söz konusu olabilecektir. Ayrı bir yoruma göre de, inceleme biriminin resmi makam kabul edilmeksizin nisbi verginin aranması gibi bir durum ortaya çıkabilecektir.
- Arabuluculuk sonucunda ödenen bedellerin gider olarak dikkate alınması durumu
Diğer yandan, gelir veya kurumlar vergisi mükellefi olup da arabuluculuk işlemi sonucu anlaşma belgesi imzalayan mükellefler için Gelir İdaresi Başkanlığı tarafından verilen bir özelge anlaşma belgelerine icra edilebilirlik şerhi verdirilmesi gerektiğini açıklamıştır.
Hûlasa,
Damga vergisinin doğduğu tarih itibariyle anlaşma belgeleri üzerinden nispi damga vergi alınması akabinde resmi işlemlerde(icra şerhi verdirilmeyen) kullanılması halinde maktu vergiye dönüşecek olması halinde vergi iadesi ya da ödenmemiş olması halinde vergi ziyaı ve gecikme faizi aranması gibi farklı bir durumun ortaya çıkacak olması nedeniyle 6325 sayılı Kanun’un 18/3. maddesi amaca uygun şekilde değiştirilmelidir.
Aynı zamanda, gelir veya kurumlar vergisi olan mükelleflerin anlaşma belgelerine istinaden ödedikleri tazminat vb. harcamalarını gider olarak dikkate alabilmeleri için ilam niteliğini kazanması(icra edilebilirlik şerhi verdirilmesi) gerektiği yönündeki mukteza gereğince, anlaşma belgelerine ilişkin gider yazılması ile nispi damga vergisi ödenmesi arasında bir seçim ya da tercih yapmaları gibi bir durum ortaya çıkabilecektir.
* Emre AKIN, Vergi Dünyası Dergisi Kasım/2018 sayısından alıntı yapılmıştır.
Hiç yorum yok:
Yorum Gönder