12 Şubat 2019 Salı

Genel Bakış: Uluslararası Vergi Düzenleyicileri ve ABD’nin teknoloji Devleri


Kaynak: https://news.bloomberglaw.com/daily-tax-report-international/insight-international-tax-regulators-and-the-us-tech-giants?utm_medium=taxdesk&utm_source=twitter&utm_campaign=2019-01-10T00%3A05%3A04

9.Ocak.2019

Yazar: Fionnuala Lynch

Çeviri: Oğuzhan Turgut / Vergi Müfettiş Yardımcısı

Küresel vergi otoriteleri ABD teknoloji sektörünün devlerini hedefleyen vergilendirme ölçütleri aramaya devam etmekte fakat koordineli bir  yaklaşım kaypaklık olduğunu ispatlıyor. 

Başkan Trump G-20 Arjantin zirvesinden sonra, son zamanlarda Çin ürünleri üzerindeki vergileri artırma planlarını bıraktı. Tüm bu yanlış alarmlar küresel piyasalarda oynaklıklar yarattı ve ABD’nin korumacılığı ve öngörülemezliği uluslararası vergi düzenleyicilerini ABD’nin Teknoloji devlerini hedef almakta daha istekli hale getirdiler.
Uluslar arası vergi işbirliği hızlı bir dönüşüm sürecine maruz kalıyor. “G-20” ve “Ekonomik işbirliği ve Kalkınma Örgütü” (/Organization for Economic Co-operation and Development “OECD”) öncülüğündeki Matrah aşındırma ve kâr aktarımını (/Base Erosion and Profit Shifting “BEPS”) işaret etmeyi ve vergi şeffaflığını güçlendirmeyi amaçlayan küresel çabalar, geleneksel kurumsal ve kanuni yaklaşımları sarstı.



Küresel vergi otoritelerinin (/devletler)  ABD’li şirketleri göz önünde tutmaya devam ettikleri söyleniyor, Hesaplamalara göre, büyük şirketlerin  75 Milyar $ ‘lık servetleri inceleme altında. Vergi otoriteleri halihazırda OECD’nin Matrah aşındırma ve kâr aktarımını (BEPS)  ve Birleşik Krallığın “Google Vergisi” (/adını google’dan alan ve İngilterenin google başta olmak üzere vergiden kaçınma stratejileri olan şirketleri vergilendirmek için başlattığı çalışmalar)’ ni kullanarak ABD’nin teknoloji sektörünü hedef almaktalar ve yakında dijital servisler vergisini uygulayacaklar.
Avrupa komisyonu, kayda değer dijital var olma  (Significant digital presence “SDP”)’nın yeni bir vergilendirilebilecek var olma eşiğinin uzun dönemli olarak saptanması ve Avrupa genelinde belirli büyüklükteki dijital işletmelerin brüt gelirlerinden yüzde 3 oranında geçici bir dijital hizmetler vergisi salınması için çağrıda bulundu. Kayda değer dijital var olma (SDP) yeni bir daimi kurgulanmış konsept olarak işleyecek ve geleneksel fonksiyonel analiz tekniklerine göre karlar dağıtacaktır.

Ancak, İrlanda ve İsveç bu geçici dijital hizmetler vergisini salmayı, OECD’nin dijital ekonomiyi vergilendirmek için uluslararası bir çözüm bulmasını beklemeyi tercih ederek,  reddettiler(2020 yılında beklenmektedir). Bununla birlikte, İtalya ve İspanya bir “Dijital Hizmetler Vergisi”  için taslak teklifler ortaya koydular ve Fransa teknoloji devlerini 1.Ocak.2019 itibariyle kapsamlı bir “Dijital Hizmetler Vergisi” ile vergilendirmeye başlayacağını doğruladı. Avusturya 29.12.2018 tarihinde Fransa’yı takip etmek yönünde planları olduğunu ve teknoloji devleri üzerinde kendine ait “dijital hizmetler vergisini” uygulamaya koyacaklarını ilan etti.     
         
Birleşik Krallığın Yaklaşımı

Tek taraflı rekabette ilk ödül her zaman Birleşik krallığa gider. Zamanın Birleşik krallık maliye bakanı George Osborne, 2015 yılında yapay bir şekilde kazançları Birleşik krallıktan yönlendirmeye yönelik tertiplere karşı yönlendirilmiş kazançlar vergisi (“Diverted Profits Tax” –Ayrıca “Google Vergisi” olarak da bilinmekte) uygulamasını başlattı.
Mevcut Birleşik Krallık Maliye Bakanı 2018 yılının Ekim ayının bütçe gününde, Arama Motorlarının, Sosyal Medya Platformlarının ve Ticaret Sitelerinin gelirlerinden 01.04.2020 tarihinden itibaren yüzde 2 oranında geçici dijital hizmetler Vergisi (“DST”) almaya başlayacaklarını duyurdu. Bu vergilendirme 500 milyon pounds (630,5 Milyon Dolar) ve üzeri yerleşik teknoloji devlerine yönelik olacak şekilde tasarlardı. Örn: Facebook ve Google gibi dünya markaları.
Online Hizmetler vergisi sadece işletmelerin birleşik krallık kullanıcılarının katılımlarına bağlı faaliyetlerden elde edecekleri gelirlere uygulanacak. Online Hizmetler vergisi internetten ürün satışları üzerine uygulanacak bir vergi olmayıp- online satışlardan değil, sadece bu tür satışlara aracılıktan kazanılan gelirlere uygulanacak.

Online Hizmetler Vergisi (DST) brüt gelirleri (kârların vergilendirilmesinden farklı olduğundan yargı çevreleri arasında fikirsel ayrılıklara sebep olan) vergilendireceğinden  geleneksel vergilendirme yöntemlerinden radikal bir ayrışmadır. Online Hizmetler vergisi, geleneksel vergilendirme metodları ışığında birleşik krallık kârı (/birleşik krallıkta yerleşik işletmenin kârıdır) çıkmayan, ve birleşik krallıkta vergilendirilebilecek, şubeleri veya alt işletmeleri gibi bir varlığı olmayan işletmelere uygulanabilecektir.

Online Hizmetler vergisi üzerine  Birleşik krallık ekonomi ve Finans Bakanlığı (HM Treasury) tarafından bir müşaveret (/mevzuat hazırlama sürecinde görüş toplanan bir evredir) yayınlandı ve 28 Şubat 2019 tarihine kadar yorumlara açık olacak. Yayımlanan müşaveret, işletmeleri, vergilendirilebilir gelirlerin tespiti ve karsız veya düşük kar marjına sahip işletmeler için güvenli liman teklifi olarak 3 kapsamda tanımlamakta. 

Online Hizmetler vergisi geçici bir vergileme önlemi olduğundan, müşaveret ayrıca 2025 yılında vergileme mekanizmasını gözden geçirmek için yaklaşımlar arıyor.
Online Hizmetler vergisinin en büyük etkisi Google ve Facebook gibi ABD’nin teknoloji devleri üzerinde olacak. Uber, Airbnb ve diğer işletmeler, Örneğin araç sürücüleri ve evler(/kiralama) gibi kullanıcıları arasında bağlantı kuranlar da ayrıca etkilenebilirler. Birleşik krallık Maliye bakanının Online Hizmetler vergisi için gerekçesi, rekabet içerisinde oldukları Dijital olmayan şirketlerle vergi yükümlülüklerini eşitleyecek olmasıdır.
Oxford Üniversitesi Ticaret Vergilendirme merkezinden Michael Devereux’un son blog’unda ifade ettiği:
“…Bu kanun tekliflerinin gerçek sebebi, vergi ödemeye gücü yeten mükelleflerden kolay vergi geliri elde etme cazibesi olarak görünmekte….Fakat Online Hizmetler vergisi ile ilgili problem….taraftarları tarafından farklı amaçlara sahip bir vergi olarak ifade edilmesidir. Bu büyük bir meseledir, çünkü vergiler öngörülen amaçlarına ulaşması için hazırlanmalıdır. Dolayısıyla, herhangi bir Online Hizmetler Vergisi tasarısı, onun avukatları tarafından neden salınması gerektiğine gelince karmaşa aksettirilerek  sunulması muhtemel görünüyor.

Moody’s yatırımcı servisi, Online Hizmetler vergisinin ABD’nin teknoloji devleri için bir negatif kredi olduğunu ve nakit akışını azaltacağını söyledi. Online Hizmetler vergisi teknoloji devlerinden daha fazlasını alacak fakat karpayı paylaşım kurallarını değiştirmeyip- sadece üzerine daha fazla vergi ekleyecek. Bu mevcut vergi sisteminin karmaşıklığına ilavedir.

Online Hizmetler vergisi’nin uygulaması muhtemelen ABD’nin teknoloji devlerinin sadece birleşik krallığın kullanıcılarının kayıtlarının tutulması değil ayrıca platformlarına ne kadar eklediklerini gösteren sistemlere ihtiyaç duymaya başlayacaklarından giderlerinde artışa sebebiyet verecek 

İşletmeler aynı kazanç üzerinden iki vergi ödemeleri söz konusu olabileceğinden -Kurumlar Vergisi ile Online Hizmetler Vergisi – çifte vergilendirme riski bulunmaktadır. Online Hizmetler Vergisi belli durumlara bağlı olarak vergiden indirilebilir işletme gideri olmasına rağmen, Birleşik Krallığın çifte vergi anlaşmaları kapsamında olmayacak ve sonuç olarak Birleşik Krallık Kurumlar Vergisine karşı itibarlılığı olmayacak.  ABD çok geçmeden Birleşik Krallıkla anlaşmalarını yeniden müzakere etmeye bakabilir.

Online Hizmetler Vergisinin uluslararası vergi sisteminin altını oyduğuna dair birçok kaygılara ait potansiyel itilaflar artacağa benziyor. ABD ve OECD, dijital ekonominin nasıl vergilendirileceğine dair uluslararası bir çözüme varılmadan evvel az sayıda ABD’li teknoloji firmalarının vergilendirilmesi tasarısını, Birleşik krallık tarafından rüçhanlı bir şekilde (/alacağını herkesten evvel öncelikli alacak şekilde) gelire el koymak olarak değerlendirmektedir. Fransa ve Avusturya kendilerine ait Online Hizmetler Vergisi almaya hazırlandıklarından, tansiyon yükselecek.

Başkan Trump ABD vergilerinde ve düzenleyici mevzuatlarda bazı değişiklikler yaparak kesin bir şekilde misilleme yapacak.

Vergi İncelemelerinde ve uluslararası itilaflarda artış 

ABD ve uluslararası çok uluslular(/şirketler)  vergi incelemelerinde ve uluslararası vergi otoriteleriyle itilaflarda artış gözlemliyorlar. Bu artışın hızlandırıcısı ülkeler arası artırılan işbirlikleri ve ülkeden ülkeye raporlanma gereksinimleri gibi ülkelerarası bilgi paylaşılması oldu, yaygın raporlama standardı ve otomatik bilgi değişiklikleri yürürlüğe kondu.

Her tarafa yayılan bu vergi incelemeleri davadan ziyade uzlaşmalarda çözümlenmesinde artışa sebebiyet verdi. Bunun sebepleri çok fazla sayıda uzlaşmanın çabuk, ucuz ve kontrol edilmeksizin gerçekleşmesi.

Ayrıca, Bu firmaların, bir araya gelmiş uluslararası vergi otoritelerinin vergi salmak amaçları ile kurbanlarını karmaşık sınır ötesi vergi ithamları (/Avrupa’da serbest dolaşım ve yaşama olduğundan tabi olunan devletle çalışılan devlet arası vergi uyuşmazlıkları) ile alt üst etmeleri ile yaşadıkları baskıyı küçümsememek gerekir.

En yaygın vergi itilafını transfer fiyatlandırması içermektedir. Kaygılanılan konular, çok uluslu şirketlerin gelirlerini çok karmaşık biçimde elde ettiklerinden eğer davalar takip edilirse bunların başarı oranlarını tahmin etmek zorlaşacak.
İzole edilmiş bir itilaf için veya korkusuz bir mükellef için, Dava açmak hala tercih edilebilir bir seçenektir. Altera Corporation v. Commissioner 2018 WL 3542989 (9th Cir. 2018), ABD mahkemelerinde görülen bir transfer fiyatlandırması davasıdır. Milli Gelirler Tahsil Dairesi (Internal Revenue Service-“IRS”)  kazandı ve şu anda dava temyizde. Meseleler karmaşık ve fakat eğer sürdürülürse, öz kaynak-bağlantılı gelir tazmini için kesintilerin inkar edilmesiyle ABD teknoloji firmalarına etkin bir şekilde çok büyük tutarlara mal olacak.

Kaynakça
• Comment on the DST consultation by February 28, 2019.
• Large companies (especially U.

Hiç yorum yok:

Yorum Gönder